Gelişim alanında öncü teoriler geliştirmiş birçok araştırmacı vardır. Ancak biz bugün Piaget’in bilişsel gelişim kuramı çerçevesinde bebeklerin duyu motor dönemlerini basamaklar şeklinde ele alacağız. Bebeklerin bilişsel olarak nasıl bir süreçten geçerek geliştiklerini öğrenmek istiyorsanız okumaya devam edin. Bu yazıda, Piaget’nin bilişsel gelişim teorisinin ilk aşaması olan duyusal-motor dönemi detaylıca inceleyerek, bebeğinizin bu süreçte nasıl öğrendiğini ve geliştiğini anlamanıza yardımcı olacağız.
Bir bebek dünyaya geldiği anda, aslında büyük bir keşif yolculuğuna da adım atmış olur. Doğumdan itibaren gözlemlediğimiz emme refleksi (besin aramak için ağzını sağa sola döndürme) ya da ani bir seste irkilme gibi hareketler, bebeğin dünyayı anlamaya yönelik ilk adımlarıdır diyebiliriz. Ünlü gelişim psikoloğu Jean Piaget, bir çocuğun hayatının ilk yıllarının, kendisini, başkalarını ve çevresini tanımak açısından kritik bir temel oluşturduğunu söyler.
Duyusal-motor dönem, doğumdan yaklaşık iki yaşına kadar devam eden, bebeğin dünyayı duyuları ve hareketleri aracılığıyla keşfettiği evredir. Bebekler bu süreçte, doğuştan sahip oldukları görme, duyma, tat alma, koklama ve dokunma gibi duyularını ve zamanla gelişen kavrama, yakalama, emme, uzanma gibi fiziksel becerilerini kullanarak çevrelerini tanımaya başlarlar.
Dışarıdan bakıldığında, bebeklerin çoğu zaman yemek yiyor, uyuyor ya da oyuncaklarıyla oynuyor gibi görünse de, aslında her an bir şeyler öğreniyorlar. Onlar için her yeni dokunuş, her yeni tat ve her yeni ses, beynin içinde yepyeni bağlantılar kuruyor.
Piaget, bu dönemi duyusal (sensory) ve motor (motor) becerilerinin birleşimi olarak tanımlar. Bebekler, deneme-yanılma yoluyla hareketlerinin sonuçlarını keşfeder, bu sayede dünyayı anlamlandırmaya başlarlar.
Bebeklerin doğumdan iki yaşına kadar geçirdiği değişimler göz kamaştırıcıdır. Piaget, bu süreci altı alt aşamaya ayırmıştır. Her aşama, bebeğinizin yeni bir beceri kazanmasıyla karakterizedir.
Bebekler dünyaya geldiklerinde, çevrelerini tamamen doğuştan gelen refleksler aracılığıyla algılarlar. Emme, kavrama, ani seslere irkilme gibi tepkiler tamamen içgüdüseldir. Bu dönemde bebeğiniz sizin varlığınızı, sıcaklığınızı ve dokunuşunuzu temel bir güven kaynağı olarak görür.
Bu aşamada bebekler, tesadüfen yaptıkları hareketleri bilinçli olarak tekrar etmeye başlarlar. Örneğin, bir bebek başparmağını yanlışlıkla emdiğinde bundan hoşlanır ve sonrasında bu hareketi bilinçli olarak tekrar eder. Bebeğiniz bu dönemde kendi bedenini keşfetmeye başlar ve elini, ayağını incelemekten büyük keyif alır.
Bebeğiniz artık sadece kendi hareketleriyle değil, çevresindeki dünyayla da etkileşime geçmeye başlar. Örneğin, bir oyuncağı bilinçli olarak sallar ve çıkan sesten keyif alır. Ya da eline geçirdiği her nesneyi ağzına götürerek keşfetmeye çalışır. Bu aşamada, bebeklerin nesneleri tutma ve bırakma becerileri gelişir.
Bu aşamada bebeğiniz artık amacına yönelik hareketler yapmaya başlar. Mesela, eline geçen bir oyuncağı düşürdüğünde, onu almak için bilinçli bir çaba sarf edebilir. Aynı zamanda, çevresindeki yetişkinleri gözlemleyerek taklit etmeye başlar. Çocukların dil gelişimi de bu süreçte hızlanır ve ilk kelimelerini söylemeye başlayabilirler.
Bu dönemde bebeğiniz deneme-yanılma yöntemini keşfeder. Örneğin, bir nesneyi yere attığında nasıl bir ses çıkardığını merak edip tekrar tekrar yere bırakabilir. Aynı şekilde, ebeveynlerinin dikkatini çekmek için farklı sesler veya hareketler deneyebilir.
Bu son aşamada, bebekler zihinsel imgeler oluşturma yeteneği kazanmaya başlarlar. Artık bir şeyi görmek zorunda kalmadan, zihninde o nesnenin varlığını canlandırabilirler. Oyuncaklarını sakladığınızda onları araması, zihinsel temsillerin başladığının bir göstergesidir.
Bebeğinizin bu dönemde kazandığı en önemli bilişsel becerilerden biri nesne devamlılığı kavramıdır.
Basitçe söylemek gerekirse, bu kavram bir nesnenin görülmediğinde ya da duyulmadığında bile var olmaya devam ettiğini anlamaktır.
Örneğin, bir oyuncağı bir örtünün altına sakladığınızda, daha küçük bir bebek için o oyuncak tamamen kaybolmuş gibi görünür. Ancak biraz daha büyük bir bebek, örtünün altına bakarak oyuncağın hala orada olduğunu fark eder ve onu arar.
Bu kavramın gelişimi, bebeğinizin soyut düşünmeye ilk adımı atması anlamına gelir. Ce-ee oyunu ve farklı varyasyonları, bu beceriyi desteklemek için harika bir yöntemdir!
Bebeklerin dünyayı keşfetme sürecini desteklemek için yapabileceğiniz birçok şey var. İşte bazı öneriler:
✔ Sevgi ve Güven Dolu Bir Ortam Sağlayın: Bebeğinizin sizin varlığınıza güvenmesi, dünyayı keşfetmeye açık hale gelmesini sağlar.
✔ Onunla Bol Bol Konuşun: Henüz konuşamasa da, bebeğiniz sizin sesinizden ve mimiklerinizden çok şey öğrenir.
✔ Hareket Etmesine ve Keşfetmesine İzin Verin: Güvenli bir ortam oluşturup bebeğinizin özgürce hareket etmesini sağlayın.
✔ Farklı Duyusal Deneyimler Sunun: Yumuşak oyuncaklar, farklı dokulara sahip kitaplar veya müzikler bebeğinizin duyusal gelişimini destekler.
✔ Taklit Oyunları Oynayın: Bebeğiniz sizi taklit etmeye başladığında, bu gelişimi desteklemek için basit el hareketleri yapabilirsiniz.
Duyusal-motor dönem, bebeğinizin bilişsel gelişiminin en hızlı yaşandığı evrelerden biridir. Duyusal-motor dönem, bebeklerin bilişsel gelişiminin temelini oluşturan kritik bir aşamadır. Bu süreçte çocuklar, duyuları ve motor hareketleri aracılığıyla dünyayı keşfeder ve öğrendikleri bilgileri kullanarak bir sonraki bilişsel gelişim aşamasına hazırlanır.
Yaklaşık iki yaşına geldiklerinde, çocuklar duyusal-motor dönemi geride bırakarak işlem öncesi dönem olarak adlandırılan yeni bir aşamaya geçerler. Bu dönemde, sembolik düşünme gelişmeye başlar ve çocuklar dil becerilerini, hayal güçlerini ve hafızalarını daha etkin kullanabilir hale gelirler.
Bu süreçte ebeveynlerin rolü çok büyüktür. Sevgi dolu bir ortam, bol bol konuşma, oyun ve keşfetmeye teşvik etme, bebeğinizin sağlıklı bir bilişsel gelişim sürecinden geçmesini sağlar.
Bu dönemin sonunda, bebeğiniz artık nesneleri zihninde canlandırabilir, basit kelimeler söyleyebilir ve çevresindeki dünyayı daha iyi anlamaya başlar. Artık yeni bir aşamaya, sembolik düşünme ve dil gelişiminin hızlandığı işlem öncesi döneme giriş yapmaya hazırdır!
Bu dönemde çocuklar, nesne devamlılığı (object permanence), neden-sonuç ilişkisi kurma, taklit etme ve deneme-yanılma yoluyla öğrenme gibi temel bilişsel becerileri geliştirirler.
Piaget’nin bilişsel gelişim teorisine göre, duyusal-motor dönem doğumdan yaklaşık 2 yaşına kadar sürer.
Bebekler genellikle 8-12 ay civarında nesne devamlılığı kavramını anlamaya başlarlar. Bu beceri, çocuğun soyut düşünmeye geçişinin ilk adımıdır.
Görsel ve işitsel uyaranlar sunarak bilişsel gelişimini destekleyin.
İki yaşından sonra çocuklar, işlem öncesi döneme girerler. Bu dönemde:
Bu dönemde çocukların serbest keşfetmesine izin verilmemesi, duyusal uyaranların yetersiz olması veya iletişim eksikliği gibi durumlar, ileriki bilişsel gelişimi etkileyebilir. Ancak sevgi dolu bir ortamda, çocuklar doğal olarak gelişimlerini sürdürürler.
Sonuç olarak, duyusal-motor dönem, çocukların bilişsel gelişimi için güçlü bir temel oluşturur. Ebeveynlerin desteği ve teşvikiyle, bebekler dünyayı keşfetmeye devam eder ve bir sonraki aşamaya sağlam bir şekilde geçiş yaparlar.
İletişim
©2023. Sensitive Psikoloji - Tüm Hakları Saklıdır.